Sohbette Sessiz Kalanlara Alan Açmak

Sessizlik her zaman ilgisizlik değildir
Bir sohbet odasında bazı kişiler daha çok yazar, bazıları okumayı tercih eder. Sessiz kalan birinin sıkıldığına veya küstüğüne hemen karar vermeyin. Başka bir işle ilgileniyor, konuyu öğreniyor ya da yalnızca konuşmanın akışını izliyor olabilir. Katılımın tek ölçüsü mesaj sayısı değildir.
Davet edin, sorgulamayın
“Neden hiç yazmıyorsun?” yerine konuya dönük ve isteğe bağlı bir soru sorun. Örneğin “Bu filmi izleyen başka biri var mı?” cümlesi herkese açık bir davettir. Bir kişiyi art arda etiketlemek veya yanıt vermediğinde açıklama istemek, rahat katılımın önüne geçebilir.
Yanıta zaman tanıyın
Soruyu sorduktan hemen sonra başka bir soruyla boşluğu doldurmak gerekmez. Telefon kullanan biri daha yavaş yazabilir. Kısa mesajları küçümsemeyin; tek bir öneri veya bağlantısız küçük bir yorum da konuşmaya katkıdır. Genel kanalda kimse özel hayatını anlatmak zorunda değildir.
Konuşmanın merkezini paylaşın
Uzun bir sohbeti birkaç kişinin taşıması doğaldır. Yine de yeni bir katkı geldiğinde onu görmezden gelmeden yanıtlamak önemlidir. Aynı anda çok konu açılıyorsa birini tamamlayıp diğerine geçebilirsiniz. Rahat bir sohbet ortamı, hem anlatana hem dinleyene hem de henüz katılmaya hazır olmayana yer bırakır.
